Admin 0 Yorum
7 Ay Önce

Kan tahlilinde yazan PLT nedir? PLT aralığı kaç olmalı?

PLT testinden bahsetmeden önce trombosit ne demek ya da trombosit ne işe yarar gibi soruların cevabını bilmemiz gerekiyor. PLT ne demek? ‘Platelet’ kelimesinin harflerinden oluşan PLT açılımı bu şekilde oluşmuştur ve PLT anlamı da trombosit kelimesinin tam karşılığıdır. Renksiz bir yapıya sahip olan trombosit kan hücreleri, kan damarlarının yaralanması durumunda topaklanarak kanamayı durdururlar. Kemik iliğinde yer alan megakoryosit isimli hücreler tarafından üretilen trombositlerin kan hücrelerinin en küçüğü olduğunu biliyor muydunuz? PLT ne işe yarar? Kesilen, yaralanan bölgelerin iyileşmesi büyük ölçüde trombositler sayesindedir. Peki sağlıklı yetişkin bireylerde normal PLT değeri kaç olmalı? 

İlginizi çekebilir: Kan tahlilinde yazan RBC nedir? RBC aralığı kaç olmalı?

plt değerini ne yükseltir

PLT nedir?

Kanda 3 önemli yapı bulunur. Bunlar eritrositler, lökositler ve trombositlerdir. Trombosit kan hücreleri kanın pıhtılaşmasını hızlandıran hücre parçalarıdır. Kanda trombosit hücrelerinin az olması kanamayı kolaylaştırır. Fazla miktarda olması ise kanın daha çok pıhtılaşmasına neden olur. Trombosit hücreleri de diğer kan hücreleri gibi kemik iliğinde üretilir. Kandaki miktarı, karaciğer tarafından kontrol edilen trombositler kan dolaşımına dahil olduktan sonra 8 – 10 gün kadar yaşarlar. Görevini tamamladıklarında, dalak tarafından parçalanır, ayrıştırılır ve dışarı atılırlar. Trombosit ne işe yarar? Kan damarlarından birinin hasar görmesi durumunda trombositlere sinyal gelir. Savunma mekanizmasında görev alan trombositler sinyali aldıktan sonra hasarlı bölgeye gider ve pıhtılaşmayı başlatır. İlk olarak hasarlı kan damarının olduğu yerde birbirine bağlanırlar. Ardından kan damarının yüzeyine yayılarak, kanamayı durdururlar. Kesilen, yaralanan bölgelerin iyileşmesi büyük ölçüde trombositler sayesindedir. Yaralı bölgeye yapışır ve adeta bir örümcek ağı gibi o alanı kapatırlar. Ancak yeni trombosit üretimi için sinyal verilmeye devam eder. Çünkü yaralı bölgeye yığılımı arttırarak daha hızlı bir iyileşme süreci sağlarlar. İşte PLT testi kandaki trombosit sayısını tespit etmek için uygulanır. PLT tahlili, tam kan sayımı testinin (CBC) bir parçası olarak yapılır. Test için 1 tüp kan örneği alınır. Tüplere aktarılır ve kandaki eritrositler yani kırmızı kan hücreleri analiz edilir. Ardından geriye kalan trombositler, laboratuvarda optik sayıcılar ile sayılır. Trombositler mikroskopta küçük bir plaka gibi görünürler. PLT kan testi aç karna yapılması gereken bir testtir. Trombositlerin kümeleşme dönem ve süreçlerindeki durumlarda, test sonuçlarının hata vermesine yol açabildiği gibi laboratuvarlarda kullanılan parametrelere göre ufak değişiklikler görülebilir. PLT ne demek? ‘Platelet’ kelimesinin harflerinden oluşan PLT açılımı bu şekilde oluşmuştur ve PLT anlamı da trombosit kelimesinin tam karşılığıdır. Renksiz bir yapıya sahip olan trombosit kan hücreleri, kan damarlarının yaralanması durumunda topaklanarak kanamayı durdururlar. Kemik iliğinde yer alan megakoryosit isimli hücreler tarafından üretilen trombositlerin kan hücrelerinin en küçüğü olduğunu biliyor muydunuz? 

PLT değeri kaç olmalı?

Kanda bulunan trombosit sayıları kişiden kişiye ve günden güne değişiklik gösterebilir. Çeşitli hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar, yaş, cinsiyet ve gebelik durumu gibi birçok faktör, bu değerlerdeki değişikliklere neden olabilir. Bu sebeple kan sonuçlarındaki trombosit değerleri bireye özgü olacak şekilde mutlaka hekim tarafından değerlendirilmelidir. Ancak hekim kontrolü ve bazı durumlarda meydana gelen sınıra yakın olan düşüklük ve yükseklikler herhangi bir olumsuzluk teşkil etmez, tehlike oluşturmaz. Ancak kan tahlillerindeki belirgin trombosit düşüklüğü ve trombosit yüksekliği durumu ve bu soruna neden olan problemler mutlaka araştırılmalıdır. Sağlıklı yetişkin bireylerde ortalama normal PLT değeri 150.000 ile 450.000 hücre/mL aralığında olması beklenir. Trombosit sayısı 10-20 bin altında düştüğünde kişide kendiliğinden kanama riski görülür. Kan damarlarının hasar görmesi durumunda PLT sayısının 50 bin altında olması, kanamanın son derece ciddi olmasına yol açabilir. Çünkü pıhtı işlevi son derece yetersiz kalacaktır. PLT değerlerindeki artış veya azalmalar hamileler ve bebeklerde değişiklik gösterebilir. Hamilelerde PLT değeri kaç olmalı? Trombosit düşüklüğü hamilelik döneminde sıkça görülen bir durumdur. “Gebelik ilişkili trombositopeni” adı verilen bu düşüklük genelde hamileliğin 3-6. ayında ortaya çıkar. Gebelikte PLT değeri düşüklüğü herhangi bir tedavi gerektirmeden hafif düzeylerde seyreder. PLT değeri doğum için 50 bin/mm3, sezeryan için ise 50 bin/mm3 olması yeterlidir. Bebeklerde PLT değeri kaç olmalı? Çocuklara yapılan kan testlerinde PLT değeri yüksekliği çok sık rastlanan bir bulgudur. Normal şartlarda bebeklerde ve çocuklarda PLT değeri 130.000- 400.000 mm3 olması gereken PLT değerinin üst sınır değerinin üzerinde seyretmesine trombosit yüksekliği ya da trombositoz denir.

plt değeri nasıl yükseltilir

PLT yüksekliği nedir? 

Halk arasında da pıhtılaşma hücresi olaran adlandırılan platelet yani PLT vücutta kanama, damar yırtılması, yaralanma gibi durumlarda devreye girdikleri için bu gibi durumlarda sayılarının artması normaldir. Normal değeri 150-450 bin arasında normal kabul edilen PLT değeri 450 binden fazla olduğunda PLT yüksekliğinden bahsedilir. ‘’Trombositoz ya da Trombositemi ‘’yani trombosit yüksekliği adı verilen bu durum birçok sebeple gelişebilir. PLT yüksekliği türleri olan bir sağlık problemidir. Tek başına hastalık olarak kabul edilmeyen PLT yüksekliği primer yani birincil PLT yüksekliği ve sekonder yani ikincil PLT yüksekliği şeklinde ikiye ayrılarak incelenir. 

  • Primer PLT yüksekliği: Aynı zamanda birincil PLT yüksekliği de denen bu durum kemik iliğinde çok fazla kan hücresi üretimi nedeniyle trombositlerin sayılarının artmasına verilen addır. Bu yüksekliğin neden olduğu tam olarak bilinmez. Bu PLT yüksekliği türünde uzmanlar kanda ya da kemik iliğinde bazı genlerin mutasyonlarının bu duruma neden olabileceğini düşünür. 
  • Sekonder PLT yüksekliği: Bir diğer adıyla ikincil PLT yüksekliği, altında yatan bir nedenden dolayı meydana geldiği için bu ismi alır. Neden olan problem bellidir ve sonradan meydana gelir. 

PLT yüksekliği neden olur?

Tıp dilinde trombositoz olarak ifade edilen PLT yüksekliği herkeste ortaya çıkabilecek bir durumdur. Cinsiyet ya da yaş fark etmeksizin herkesin yaşamı boyunca karşılaşabileceği PLT yüksekliğinin varlığının belirlenmesi için kan değerine bakılmalıdır. Kanda PLT yüksekliği birçok nedenden dolayı meydana gelebilir. Hamilelikte genellikle PLT düşüklüğü ile karşılaşılsa da gebelikte PLT yüksekliği de rastlanan bir durumdur. Herkesin kolayca yaşayabildiği demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi PLT yüksekliği nedenleri arasında yer alıyor. Aşağıda PLT yüksekliğine neden olan hastalıklar ve nedenlerinden bahsettik.

  • Polisitemia ‌Vera: Bu hastalık bir kemik iliği hastalığıdır. Şüphesiz ki kemik iliğinde oluşan sorunlar çeşitli kan hücrelerin üretimi ve işlevlerini etkiler. 
  • Hemolitik Anemi: Kandaki kırmızı kan hücrelerinin dalakta daha erken parçalandığı bu hastalıkta PLT yüksekliği ortaya çıkabilir. 
  • İnflamatuar Barsak Hastalığı: Enfeksiyon olmaksızın inflamatuar olan bu barsak hastalığı da PLT düzeyini artıran bir nedenler arasında yer alıyor. 
  • Dalağın alınmış olması: Ameliyatta cerrahi işlem ile yapılan dalak aşma işlemine splenektomi adı verilir. Bu hücreler dalakta yıkılıp atıldıkları için, dalağı olmayan bireylerde yıkılma, atılma ve kanda düzeyinin azalması söz konusu olmayacağı için kanda PLT yüksekliği görülebilir. 
  • Kemik kanseri: Trombosit yüksekliği kanserden dolayı olur demek her durumda uygun olmasa da trombositler kemik iliğinde yapılan kan hücreleri olduğu için, kanser durumunda kemik iliğinin de işlevi bozulur. Bu nedenle kanda üretilen hücrelerin sayıları artabilir veyaz azalabilir. 
  • Gen mutasyonu: Primer yani birincil PLT yüksekliğinin nedeni olarak bilinen bu yüksekliğin JAK2 adı verilen bir  gen mutasyonundana kaynaklı olarak meydana geldiği düşünülüyor.
  • Ameliyat veya cerrahi işlemler: Cerrahi işlemlerde vücudun doku bütünlüğü bozulduğu ve yara meydana geldiği için vücut pıhtılaşma faktörlerinin üretimini artırır ve hasarlı bölgeyi iyileştirmeye, kanamasını durdurmaya çalışır. Bu nedenle herhangi bir ameliyat sonrası PLT yüksekliği görülmesi normal kabul edilen bir durumdur. 

PLT yüksekliği belirtileri nelerdir? 

PLT yani trombosit hücreleri vücudumuzda yükselince bize bazı belirtiler verebilir. Ancak vücudumuzda PLT yüksekliği olsa bile belirti olmayabilir veya çok hafif seyrettiği için belirtileri hissetmeyebiliriz. Tesadüfen veya bazı şikayetlerle gittiğimiz doktorların kan testi istemesi ve sonuçların çıkması ile anlaşılan PLT yüksekliği yaygın olarak baş ağrısı, baş dönmesi, denge kaybı gibi belirtilerle kendini gösterir. Ayrıca PLT yüksekliği için aşağıdaki şikayetler ile de uzmanlara başvuruluyor. 

  • El ve ayaklarda kızarıklıklar
  • El ve ayaklarda uyuşma hissi
  • El ve ayaklarda yanma ve takiben zonklama
  • Morarma
  • Göğüste ağrı
  • Bayılma
  • Burun kanaması
  • Ağızda meydana gelen kanamalar
  • Dışkıda kan 

PLT yüksekliğine ne iyi gelir?

PLT yüksekliği birçok nedenden dolayı meydana gelebilir demiştik. Bu yüzden PLT yüksekliği tespit edilen kişide öncelikle bu yüksekliğe neden olan durum anlaşılmalı ve tedavi süreci böyle başlamalıdır. PLT yüksekliğine neden olan durum tedavi edildikten sonra hala pLT yüksekliği düzelmiyorsa uzman tarafından uygun olan tedavi yöntemi seçilmelidir. PLT yüksekliği farklı tedavi yöntemleri ile tedavi edilebilir. Bu tedaviler aşağıdaki şekildedir. 

  • İlaç tedavisi: PLT yüksekliği olan hastalarda aspirin ile bu değerler normal aralıklara getirilebilir. Ancak aspirin her hastada kullanıma uygun olmayabilir. Bazı hastalıklar var ise kullanılmaması gereken aspirin yerine farklı ilaçlar kullanılmalıdır. Bu nedenle önce hekim ile görüşüp, böyle bir tedaviye onun karar vermesi gerekir. Hekimin önermediği ilaçları kesinlikle kullanmamalısınız. Hidroksiüre olarak adlandırılan bir diğer ilaç primer trombositozda kullanımı uygun bir ilaçtır. Anagrelid adı verilen bir diğer ilaç ise tedavide tercih edilen başka bir ilaç olabilir. Bu ilaçların hepsi reçetelidir ve uzman önerisi olmadan kullanımı sakıncalıdır.
  • İnterferon Alfa: PLT sayısının düşürülmesi için kullanılan bir ilaçtır. Çok fazla yan etkisi olduğu için önce ilaç tedavi tercih edilir. Bu tedaviye de aynı şekilde kesinlikle hekim karar vermelidir. 
  • Plateletferez: Bu yöntem PLT sayısını hızlı bir şekilde düşürülmesi istendiği zaman tercih edilen bir yöntemdir. Genellikle hekimlerin acil durumlarda kullanmayı tercih ettiği bir işlemde öncelikle kanınız alınır, kanınızdaki yüksek PLT denilen kan hücreleri ayrılır. Bu ayrılma gerçekleştikten sonra da kanınızın geri kalanı vücudunuza geri verilir. Bir yanıyla diyaliz işlemine benzetilebilir.

PLT yüksekliğinin tek yönlü bir tedavisi, çözümü ya da iyi gelecek bir yöntemi yoktur. Ancak trombosit yüksekliğine neden olan durumları önlenebilmesi, tedavi edilmesi ile trombosit yüksekliği önlenebildiği gibi evde doğal yollarla PLT yüksekliği tedavi sürecine destek olabilirsiniz. 

  • Su içmek: Su içmek hayatımız ve vücudumuz için sayısız fayda sağlar. Günde 2-3 litre kadar su içmek için kan akışına, kanın incelmesine faydalı olacağından PLT yüksekliği için de tedavi sürecini hızlandırıcı etkiye sahiptir. 
  • Sarımsak: Doğal antibiyotik olarak bilinen bir yiyecek olsa da, sarımsağın kan sulandırıcı özelliği de bulunur. 
  • Balık yağı: Balık yağının içinde bazı yağ asitleri vardır ve bunlar da pıhtılaşmanın engellenmesinde rol oynar.
  • Kırmızı biber: Kırmızı biber içinde kapsaisin adı verilen bir madde bulunur. Bu madde pıhtılaşmanın önlenmesinde etkili bir rol oynarken aynı zamanda kanı sulandırıcı etki gösterir.
  • Maydanoz: Maydanoz mutfaklarımızda çok bulunan, tüketilen bir gıdadır. Bu gıda da kan sulandırıcı etki yapar.
  • Egzersiz: Düzenli yapılan egzersiz de kan akışını düzenlediği için pıhtılaşmanın önlenmesinde yardımcı olabilir. Bu yüzden her gün açık hava yürüyüşleri ve hafif tempolu egzersizler tedavi sürecinizi hızlandırır. 
  • Varis çorabı: PLT yüksekliği özellikle bacaklarınızda pıhtılar meydana getirebilir. Bacaklarınızda meydana gelen ve gelebilecek pıhtıları önlemek amacıyla varis çorabı kullanmanız büyük fayda sağlayacaktır.
plt değeri nasıl yükseltilir

PLT düşüklüğü nedir? 

Tıpta trombositopeni olarak adlandırılan PLT düşüklüğü kan sayımında trombosit değerinin 150.000 hücre/mL’den daha düşük çıkması durumudur. Kanda trombosit değerinin düşük olmasının altında yatan birçok sağlık sorunu olabilir. Kandaki trombosit hücre üretiminin azalması, trombosit hücre yıkımının artması, kan yapısının normalden daha seyreltik olması gibi durumlarda kandaki trombosit sayısı düşebilir. Bu hastalıklar haricinde kullanılan bazı ilaçlar, beslenme veya alınan bazı tedaviler trombosit sayısını düşürücü etkiler göstererek PLT düşüklüğü meydana gelebilir. Ayrıca hamilelikte PLT düşüklüğü en sık karşılaşılan duurmlardan biridir. Bu durum “gebelik ilişkili trombositopeni” olarak tanımlanır. Gebelikte PLT düşüklüğü hamileliğin 3-6. ayında ortaya çıkar ve herhangi bir tedavi gerektirmeden hafif düzeylerde seyreder. 

PLT düşüklüğü neden olur?

PLT düşüklüğü tespit edilen hastalarda genellikle aşağıda belirtilen hastalıklar nedeniyle bu düşüklük meydana gelir. Kan tahlillerinde PLT değerleri düşük çıkan hastalarda gebelik durumları da sorgulanır. Uzun süreli ve aşırı alkol kullanımı da PLT değerlerinde düşüşlere neden olabilir. Kullanılan bazı ilaçların yan etkileri de PLT düşüklüğü nedenlerinden biridir. 

  • Akut veya kronik çeşitli hastalıklar
  • Kemik iliğine ilişkin hastalıklar
  • Viral enfeksiyonlar
  • Çeşitli kanser türleri (özellikle hematolojik kanserler)
  • İmmünolojik veya romatolojik hastalıklar
  • Aplastik anemi
  • Folik asit veya B12 vitamininin eksikliğine bağlı olarak gelişen anemiler
  • Sepsis (mikroorganizmaların kan dolaşımına karışması ile görülen kan zehirlenmesi durumu)
  • Kemoterapi ve radyoterapi gibi kanser tedavileri
  • Zehirlenme, toksik maddelere veya radyasyona maruz kalma
  • Kan nakli

PLT düşüklüğü belirtileri nelerdir?

Kanda PLT değerleri düştüğünde kişide çeşitli belirtilere neden olabilir. Kanda trombosit değeri ne kadar düşükse, doğru orantılı olarak belirtiler de genellikle o kadar şiddetli şekilde görülür. Yeni başlayan PLT düşüklüğü genellikle semptom göstermediğinde rutin kan testlerinde rastlanır. Genellikle idrarda kan görülmesi şikayeti ile uzmanlara başvurulan PLT düşüklüğünün yaygın belirtileri aşağıdaki şekildedir.

  • Yara iyileşmesinin gecikmesi
  • Kanlı kusma (Hematemez)
  • İç kanamalar
  • Makattan kan gelmesi, kanlı dışkılama veya siyah renkli dışkı (melena) görünümü
  • Vücudun çeşitli bölgelerinde mor, kırmızı veya kahverengi renge sahip morarma ya da renk değişiklikleri
  • Ciltte kırmızı veya mor renkli beneklenmeler (Peteşi)
  • Aralıklı olarak gelişen burun ve diş eti kanamaları
  • Kanın pıhtılaşmasının zorlaşması

PLT düşüklüğüne ne iyi gelir?

Her problemde olduğu gibi trombosit düşüklüğünde de tedavi için öncelikle bu düşüklüğe neden olan etken veya sağlık sorunu tam olarak teşhis edilmelidir. Hafif PLT düşüklüğünde kanama, peteşi denen ciltte kırmızı veya mor renkli beneklenmeler gibi sorunlar söz konusu değildir. Bu yüzden herhangi bir tedavi gerekmeyebilir ancak bu durumda genellikle takip önerilir. Şiddetli trombositopenilerde durum daha farklı. PLT düşüklüğü tedavinin temel amacı kanamanın ve pıhtılaşma bozukluğuna bağlı risklerin önlenmesi olmalıdır. PLT düşüklüğü hastalıklardan kaynaklı gelişebilir. Bu düşüklüğün altında yatan hastalığa karşı bir tedavi planı belirlenir. Kullanılan ilaçlardan kaynaklı gelişen trombosit düşüklüklerinde ise ilacın değiştirilmesi veya trombosit sayısının yükseltilmesine yönelik farklı tedavilerin uygulanması gibi yöntemler tercih edilebilir. Uzmanlar şiddetli trombositemi durumunda kan veya platelet yani trombosit nakli, dalağın alınması işlemi (splenektomi), kortikosteroid içerikli ilaçların kullanımı gibi tedavi yöntemini tercih ediyor. Uzmanların ilaç tedavisi dışında evde C vitamini açısından zengin turunçgil meyveleri, ıspanak, Hint Bektaşiüzümü, pancar, papaya, Aloe Vera jeli, bal kabağı, ahududu, B12 açısından zengin olan yağsız protein kaynakları, A vitamini deposu olan gıdalar, trombosit yükselten gıdalar tüketimine özen göstererek tedavi sürecinize destek olabilirsiniz. Ayrıca tüm bu besinleri gebelikte PLT düşüklüğü yaşayan hastalarda gönül rahatlığı ile tüketebilir. 

Bu içeriği beğendin mi?

Sürükle ve bu içeriği puanla!

  • Berbat 0
  • Ehhhhh 0
  • Eğlenceli 0
  • Harika 0
  • Bayıldım 0
Yorumlar 0

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.