1. Ana Sayfa
  2. Sağlık

Kan tahlilinde yazan MPV nedir? MPV aralığı kaç olmalı?

Kan tahlilinde yazan MPV nedir? MPV aralığı kaç olmalı?
Kan tahlilinde yazan MPV nedir? MPV aralığı kaç olmalı?
+ - 0

MPV değerinin düşmesi kemik iliğinde meydana gelen bir aksaklık yüzünden yeteri miktarda trombosit üretilememesine ve çeşitli hastalıklara bağlı olabilir. Aynı şekilde MPV yüksekliği de kandaki trombosit hacminin büyük olduğunu gösteren bir durumdur. Bu durumda kan pıhtısı olması gerekenden daha yoğun olur. Eğer ki MPV değeriyle birlikte PLT değeri de (trombosit miktarı değeri) yüksekse kişide çok ciddi hastalıklar oluşabilir. MPV değerinin yüksek olması damar içindeki kanda pıhtı oluşması ihtimalini arttırır. Peki sağlıklı kişilerde MPV değeri kaç olmalı? Şunu söylemek gerekiyor ki normal MPV değeri genlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir yani hangi ülkenin insanıysak o ülkeye göre değişkenlik gösterebilir. MPV testi neden istenir?

İlginizi çekebilir: Kan tahlilinde yazan MCH nedir? MCH aralığı kaç olmalı?

MPV testi ne zaman verilir?

MPV nedir?

Kanımızda alyuvarlar, akyuvarlar, trombositler  gibi bir sürü farklı hücre bulunur. Bu hücrelerin miktarları kanımızda dengeli olmak zorundadır. Aksi takdirde bu hücrelerin yarattığı dengesizlikler vücudumuzun işleyişini aksatabilir ve bazı belirli hastalıkların baş göstermesine sebep olabilir. MPV değeri kanımızdaki trombosit hücreleriyle ilgilidir. Damarlarımız içindeki kan kaybı vücudumuzda kan kaybetmemize sebep olur ve belirli bir miktarın üzerinde kaybedildiğinde ölümcül olabilir. Vücudumuzda damar yolumuzda açıklık oluştuğunda damar açıklığını kapatıp kan kaybını durduran bir mekanizma işlemektedir. Bu mekanizmaya pıhtılaşma denir. Kanımızın pıhtılaşması için damarımızdaki açıklıkta kan içindeki bazı hücre ve maddelerin bir takım tepkime geçirmesi ve pıhtı halini alması gerekir. Trombositler bu tepkimelere giren hücreler arasında en gerekli olanıdır. Yani kanın pıhtılaşmasını sağlar. Sağlıklı ve normal bir insanın kanında 150-400 bin adet trombosit hücresi bulunur. Trombositler kemik iliğindeki bazı hücrelerin karaciğerin yardımıyla olgunlaşmasıyla üretilir ve trombositlerin ömrü 4 gündür. Yeni üretilen trombositlerin hacimleri eskilere göre daha fazla olur. MPV açılımı İngilizce’de ‘Mean Platelet Volume’ olan ve ortalama trombosit hacmi anlamına gelen MPV değerinin trombositlerin ortalama hacmi hakkında verdiği ve PLT (ortalama trombosit miktarı) değerinin trombositlerin miktarı hakkında bize verdiği bilgiyle vücutta yakın zamanda trombosit hücresi üretilip üretilmediği görülür. MPV değeri ve PLT değerindeki anormallik hayati bir risk taşıyabilir bu yüzde MPV ve PLT değerleri çok önemlidir.

MPV değeri kaç olmalıdır?

MPV değeri PLT değeriyle birlikte yukarıda da bahsettiğimiz gibi anormalliği hayati risk taşıyabilen önemli bir değerdir ve her tahlil değerinde olduğu gibi MPV değerinin de kişiler için normal kabul edilen değer aralıkları vardır. MPV değerinin normal değer aralıkları aşağıdaki gibidir:

  • Yetişkin ve sağlıklı bireyler için ortalama trombosit hacmi 7,5-11,5 fl (fl femtolitre demektir, Femtolitre (fl), litrenin katrilyonda biridir.) yani ortalama trombosit hacmi 2.65-2.8 mikrometredir. Ayrıca kandaki trombosit oranı 20000 mlc altına düşerse kan kaybına bağlı olarak kişi ölebilir.
  • Normal MPV değeri genlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir yani hangi ülkenin insanıysak o ülkeye göre değişkenlik gösterebilir. Kişide bulunan hastalıklara veya sigara kullanımına bağlı olarak da hacmin büyük olması gözlemlenebilir.
  • Hamilelikte MPV değerinin belirli bir aralıkta olması çok önemlidir aksi takdirde anne ve bebek için risk taşıyan durumlar ortaya çıkabilir. Özellikle hamilelikte MPV değeri düşüklüğü erken doğum, düşük, ölü doğum, bebekte gerilik görülmesi gibi sorunlara yol açabilir.
MPV yüksekliği nasıl düşürülür?

MPV düşüklüğü nedir?

MPV düşüklüğü kandaki trombositlerin hacminin 7 fl’den daha az olmasından kaynaklanan bir durumdur. Tıpta MPV düşüklüğüne trombositopeni denir. Trombositlerin hacmi (MPV) ve miktarı (PLT) arasındaki yetersizlik durumu yeni trombositlerin yeteri kadar üretilmemesi, çeşitli hastalıklar ve kemik iliği hasarına bağlı olabilir. MPV değerinin düşüklüğü kan kaybına bağlı olarak ölümcül olabilir bu yüzden üstünde durulması gereken önemli bir değerdir.

MPV düşüklüğü belirtileri nelerdir? 

Vücudumuz anormal durumlar yaşadığı zaman baş ağrısı, mide bulantısı gibi bizlerin keyfini kaçıran işaretler verir. Vücudumuzun bize bu tarz işaretler verdiğinde anormal bir durum olduğunu anlamalı ve en yakın zamanda doktora gitmeliyiz, bu sayede bizim öyle bir hastalığımız varsa o hastalığa erken teşhis konmasını sağlayabiliriz ve hayatımızın derin bir çukura düşmesini engelleyebiliriz. Vücudumuz her hastalığa farklı keyif kaçırıcı işaretler verebilir. Vücudumuzun MPV değeri düşük olduğu zaman bize verdiği işaretler şunlardır:

  • Gribin uzun süre ve ağır devam etmesi
  • Sık enfeksiyon
  • Bağışıklığın çok zayıflaması
  • Kas ağrıları
  • Halsizlik, yorgunluk
  • Ciltte morluk ve kırmızı leke oluşması
  • Burun kanaması
  • Uyku problemleri

MPV düşüklüğü neden olur?

MPV değerinin düşmesi kemik iliğinde meydana gelen bir aksaklık yüzünden yeteri miktarda trombosit üretilememesine ve çeşitli hastalıklara bağlı olabilir. Bu hastalıkların bazıları:

  • Mononükleoz (Öpücük hastalığı); Epstein-Barr virüsünün sebep olduğu bir hastalıktır. Öpücük hastalığı olarak anılmasının sebebi öpücük sırasında kişinin tükürüğünden geçebilmesidir. 1 yaş civarındaki çocuklarda hastalık çok hafif seyreder ve belirti göstermez. Sıklıkla 15-24 yaş aralığındaki kişilerde rastlanır ve bu yaş aralığındaki kişilerde yorgunluk, halsizlilk, titreme, iştahsızlık, dirençli ateş, lenf bezi şişmesi, gece terlemesi, baş ağrısı, bademcik şişmesi, boğazda ağrı ve kızarıklık gibi belirtiler görülür. Vücut hastalığı 1 kez geçirdikten sonra bağışıklık kazanır ve bir daha geçirmez.
  • Kızamık; Kızamık hastalığına genelde çocuklar yakalanır ama aşılanmamış yetişkinlerde de rastlanabilir. Kızamık virüsü olan insanlarda yüksek ateş, öksürük, gözlerde kızarıklık gibi semptomlar görülürken ilerleyen seviyelerde bunları ağız içinde ve vücutta görülen döküntüler izler. Kızamık virüsü çabuk bulaşabilen bir virüstür ve ölümcül bir etkisi olabilir.
  • Hepatit; Karaciğerin önemli görevlerinden biri de trombositlerin salgılanmasında rol oynamaktır. Hepatit hastalığı karaciğere bağlanan hepatit virüsünün karaciğerde iltihap veya inflamasyon oluşturması durumudur. Trombositlerin üretiminde önemli bir rol oynayan karaciğerin iltihaplanması veya inflamasyon oluşturması karaciğerin çalışmasını aksatır ve trombosit üretiminde azalış görülür.
  • Kansızlık; Normalde anemi hastalığı kırmızı kan hücrelerinin yetersizliği demekken aplastik anemi hastalığında hem kırmızı kan hücrelerinin hem de beyaz kan hücrelerinin yetersizliği söz konusudur.  Aplastik anemi hastalığı olan insanların kemik iliği hücrelerinin kan hücreleri üretmek için kullandıkları bazı kök hücreleri gereken fonksiyonlara sahip değildir yani zarar görmüştür. Beyaz kemik iliği kök hücrelerinin gereken fonksiyonları olmazsa beyaz kemik iliğinde normal trombosit ya az üretilir ya da hiç üretilmez. Bu da MPV değerinin düşük olmasına sebep olur.
  • Lenfoma; Lenfoma hastalığı lenf sistemi dolaşımında bulunan lenf hücrelerinin (lenfosit) kanserleşerek kontrolsüzce büyümesi ve çoğalması durumudur. Lenfositler bir çeşit beyaz kan hücreleridir ve lenfositlerin kontrolsüzce büyümesi trombositlerin üretilmesini zorlaştırabilir ve MPV değerinde azalmaya sebep olabilir.
  • Lösemi; Lösemi hastalığı kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücrelerinin (akyuvar), kanserleşerek kontrolsüzce çoğaldığı bir hastalıktır. Kanserleşip kontrolsüzce çoğalan beyaz kan hücreleri kemik iliğini baskılayarak kırmızı kan hücrelerinin ve trombositlerin üretimini engelleyebilir.
  • Lupus hastalığı; Vücudumuzdaki bağışıklık sisteminin vücudumuzun organ ve yapılarını yabancı olarak görüp onlara saldırdığı bir hastalıktır. Belirtileri arasında kelebek biçiminde yanak ve burunda dökülmeler, vaskülit adı verilen damar iltihapları, saç dökülmesi, parmak uçlarında mor-beyaz renk görülmesi, eklem ağrıları, böbrek iltihabı bulunur. Bu hastalık vücudun çoğu kısmını yabancı görebildiği gibi trombositleri de yabancı görebilir ve trombosit miktarının azalmasına sebep olur.
  • Kan enfeksiyonu (Sepsis); Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş enfeksiyona vücudun verdiği anormal ve kontrolsüz tepkidir. Tepkinin şiddetine göre hastanın kalp atışının hızlanmasına, solunumunun hızlanmasına, vücut sıcaklığının anormal değerlere ulaşmasına sebep olabilir. Ayrıca sepsis hastalığı kemik iliğini de etkileyebilir. Etkilenen kemik iliğinin de trombosit üretiminde aksama meydana gelir ve MPV değeri düşer.
  • Siroz; Karaciğer vücudumuzdaki kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositlerin olgunlaştığı yerdir. Siroz hastalığı karaciğerde yapısal ve işlevsel bozuklukların görülmesidir. Karaciğerdeki işlevsel ve yapısal bozukluklar karaciğerin çalışmasını aksatır ve bu durumda kanın pıhtılaşmasını sağlayan trombositler olgunlaşamaz ve tam olarak oluşamaz. Trombosit üretiminde görülen bu aksaklık MPV değerinde düşüklüğe sebep olur.
  • Dalak büyümesi; Siröz, kanser gibi bazı hastalıkların dalakta büyüme etkisi yapması sonucu dalak trombositlerin daha çoğunu tutabilecek bir yapıya ulaşır ve kandaki trombositin fazlasını tutarak kanda trombosit eksikliğine sebep olur, az trombosit az trombosit hacmi demek olduğu için MPV değeri de düşer.
  • Romatoid artrit (iltihaplı romatizma); Romatizma hastalığı, kronik olan, vücudumuzdaki eklem ve kas sistemindeki hareketin kısıtlandığı bir hastalıktır. İltihaplı romatizma hastalığının temel sebebi bağışıklık sisteminin anormal çalışmasıdır. Bağışıklık sistemi düzgün çalışmayarak vücuttaki eklem ve kas sistemleri dahil bazı organ ve dokuları zararlı olarak algılayıp onlara saldırır ve onları tahrip eder. Bu tahribat eklem ağrılarını, kas ağrılarını, hareket kısıtlılıklarını, kemik iliği ve karaciğerin de kötü etkilenmesinden dolayı trombosit üretiminin aksamasını beraberinde getirir. Bu aksaklık MPV değerinin düşmesine sebep olur.
  • Sedef hastalığı; Cilt derisindeki hücrelerin çoğalma hızının birkaç kat arttığı, kronik bir hastalıktır. Toplumun %1-2 ‘sinde bu hastalığa rastlanır. Bu hastalığa yakalanan bireylerin yaşları genellikle 16-22 yaş arası veya 57-60 yaş arasındadır. Sedef hastalığının en sık görülen sebebi genetik olarak aktarılmasıdır. Sedef hastalarının 1/3’ünün ailesinde de bu hastalığa rastlanır. Ayrıca cildin maruz kaldığı zararlı ışınlar, kalsiyum minerali eksikliği, çeşitli tedavi türleri, üst solunum yolu enfeksiyonları ve AIDS, stres ve aşırı alkol kullanımı sedef hastalığının ortaya çıkma sebepleri arasındadır.
  • Behçet hastalığı (ağız ve genital bölge ülseri, göz ve cilt sorunlarının görüldüğü hastalık); Behçet hastalığı vücuttaki farklı organ ve dokularda kan damarlarının iltihaplanmasına sebep olan bir hastalıktır. Ayrıca otoimmün bir hastalıktır yani bağışıklık sisteminin anormal çalışmasından ötürü vücut kendi dokularını zararlı olarak görür ve o dokulara saldırır. Kronik bir hastalıktır, tedavisi yoktur. Behçet hastalığı otoimmün bir hastalık olduğu için ve damarlarda enfeksiyona sebep olduğu için vücudun karşılayabileceğinden fazla trombosit kullanımından ötürü MPV değerinde düşüklük gözlemlenebilir.
  • Akdeniz ateşi; Kalıtımsal bir hastalıktır. Belirtileri arasında yüksek ateş, akciğer ve karın bölgesinde ağrılar, eklem ağrıları görülür. Akdeniz ateşiyle mücadele etmek diğer ateşlere göre daha zordur çünkü akdeniz ateşi hastalığı vücuttaki bir genin mutasyonu sonucu akdeniz ateşini tetikleyen iltihap ortaya çıkar ve bağışıklık sistemi bu iltihapla savaşamaz. Bu hastalığın kalıcı ve kesin bir tedavisi yoktur
  • Mide ülseri kanaması; Sindirim sistemi kanamaları arasında yer alır. Ülkemizdeki sindirim sistemi kanamalarının %90’ı mide ülseri kanamasıdır. 60 yaşı geçmiş kişilerde daha çok görülür. Erkeklerde kadınlara nazaren daha çok gözükür. Tedavisi mide ülserinin türüne göre değişiklik gösterir.

Ayrıca zehirlenme ve ileri yaş gibi etkenlerde MPV değeri düşüklüğü nedenleri arasında yer alır. İlaç kullanımı-Kemoterapi (H2 bloker, sülfat, kinidin, antibiyotik ve aspirin), Crohn hastalığı da MPV düşüklüğüne neden olabilir. 

MPV düşüklüğüne ne iyi gelir?

Kan sayımı sonucunda MPV değeri eksikliği gözlenirse hemen ilaç tedavisiyle değerin normale döndürülmesi gerekir. Aksi takdirde vücutta bir kanama söz konusu olursa kanamayı durdurmak zor olacaktır ve fazla kan kaybına sebep olabilir. Ayrıca K vitamini içeren:

  • Ispanak, pazı, brokoli, lahana, brüksel lahanası, karnabahar, kara lahana, kuşkonmaz, şalgam, pancar yaprağı, maydanoz, fesleğen, kişniş, marul, hindiba gibi bitkiler
  • Kanola ve soya yağı
  • Adaçayı ve kekik çayı
  • Bezelye, taze fasulye, soya ve meksika fasulyesi
  • Domates
  • Kırmızı ve beyaz et, ciğer ve böbrek gibi sakatatlar
  • Yumurta
  • Süt ve süt ürünleri
  • Armut, dut, böğürtlen, ahududu, çilek, üzüm, kivi, böğürtlen, yaban mersini, avokado, incir, nar gibi meyveler
  • Fındık, ceviz, kaju gibi kuru yemişler gibi besinler de kanın pıhtılaşma hızının artmasına yardımcı olur ve MPV düşüklüğüyle yaşanabilecek etkilerini azaltır.
MPV testi neden istenir?

MPV yüksekliği nedir?

Kandaki trombosit hacminin büyük olduğunu gösteren bir durumdur. Bu durumda kan pıhtısı olması gerekenden daha yoğun olur. Eğer ki MPV değeriyle birlikte PLT de (trombosit miktarı değeri) yüksekse çok ciddi hastalıklar yüzünden görülebilir ve MPV değerinin yüksek olması damar içindeki kanda pıhtı oluşması ihtimalini arttırır. Damar içindeki kanda pıhtı oluşması durumu da genellikle ölümle sonuçlanır. Eğer ki MPV değeri yüksek ve PLT değeri düşükse kişinin vücudunda fazla miktarda trombosit üretimi ve yıkımı yapılıyor olabilir yani bu durumda vücut MPV değerindeki yükseltiyi PLT değerini düşürerek dengeliyor demektir. MPV değeri tek başına pek işe yaramayacağı için değerlendirilirken PLT (ortalama trombosit miktarı) değeriyle birlikte değerlendirilir.

MPV yüksekliği belirtileri nelerdir?

MPV değerindeki yükseklik eğer ki PLT değeri tarafından da dengelenemediyse belirli sıkıntıların işaretçisi olabilir. Anormal MPV değeri yüksekliğinde vücudumuzda görülebilecek belirtiler:

  • Baş ağrısı
  • Baş dönmesi
  • Göğüs ağrısı
  • Kemik zayıflığı ve kırılması
  • Fonksiyonel bozukluklar
  • Yürüme zorluğu
  • Eklem ve kas ağrısı

MPV yüksekliği neden olur?

MPV değerindeki yükseklik trombositlerin hacminin anormal derecede büyük olduğuna işaret eder. Bu durum trombositlerin anormal hızlılıkla üretilmesine veya trombositlerdeki yapısal bozukluklara işaret eder. Aşağıda MPV yüksekliği nedenleri ve neden olduğu hastalıkları sıraladık.

  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Trombositopeni (Trombosit miktarı düşüklüğü)
  • Gebeklik döneminde karşılaşılabilen preeklampsi hastalığı
  • D vitamini eksikliği
  • Hipertansiyon
  • Atriyal fibrilasyon (kalp ritim bozukluğu)
  • Felç (İnme)
  • Hipertiroidizm 
  • Kan kanseri
  • Kan zehirlenmesi
  • Kemik iliği hastalıkları
  • Kalple ilgili hastalıklar
  • Atriyal fibrilasyon
  • Obezite
  • Kanamayla ilgili sıkıntılar

MPV yüksekliğine ne iyi gelir?

Öncelikle kişinin MPV değerinin yükselmesine sebep olabilen bir hastalığı olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Eğer ki bu hastalıklardan birini taşıyorsa bu hastalık için tedavi sürecinin başlatılması MPV değerinin normale dönmesini sağlayabilir. Kişi bu hastalıklardan herhangi birini taşımıyorsa kişinin vücuduna göre bir diyet hazırlanır ve gerekirse kan sulandırıcı ilaç reçetesi yazılır. MPV yüksekliği olan kişiler aynı zamanda kan sulandırıcı besinler tüketmelilerdir. Bu kan sulandırıcı besinlerden bazıları, E vitamini içeren besinler, D vitamini içeren besinlerden;

  • Kiraz, limon, portakal, greyfurt, kara üzüm, kızılcık, ananas
  • Zeytinyağı
  • Sarımsak
  • Zerdeçal, zencefil, tarçın
  • Kırmızı biber, acı biber
  • Papatya, karanfil, ekinezya ve kiraz sapı çayı 
  • Ceviz, badem, fındık, kaju fıstığı, antep fıstığı
  • Bazı çikolatalar
  • Yeşil çay, su

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

Yazar Hakkında

İçerik Editörü

Yorum Yap